8 Ocak 2019 Salı

NEREDE O ESKİ RAMAZANLAR


Bu cümle en klasik duyulan cümleler arasındadır.Bu lafı duyunca artık tiksinir boyuta geldiğinizi hissedebiliyorum.Ama ne yazık ki ne kadar tiksinç gelse de çok doğru bir cümle  fazla geçmişe gitmeye gerek yok bundan sadece 15 seneye geriye gittiğimiz de bu farkı görebiliriz. Bu yüzden bu cümlenin altındaki gerçekliği görmemiz gerekmektedir.Aksi taktirde daha çok aynı cümleyi kurarız.O eski ramazanları anlatarak  bloğumu yazmaya devam edeyim .İlk olarak o eski ramazan da insanların birbirlerine  saygıları mevcuttu.Günümüzde bu görüntülere hiç rastlanmamaktadır.
Çünkü oruç tutan sayısı her  ramazan biraz daha azalmaktadır.Bu nedenle gelecek ramazanlarda  oruç tutanlar dışlanacak diye korkmaya başladım desem yeridir. dolayısıyla oruç tutan insan sayısı azaldıkça sanki ramazan da değilmişiz gibi insanlar rahat davranmaya başlamıştır.Burada onlara da pek bir şey denemiyor çünkü oruç tutan insanlar zaten nefsini terbiye etmeye çalışıyor öyle olunca allahın bana bir sınavı diye düşünüyor.
Önceden oruç tutmayan insanlar gözden uzak bir şekilde yemeklerini yerler sularını içerlerdi.Günümüz de ise artık gözünün içine bakarak yemek yemekte ve sularını içmektedirler.Eski  ramazanlar da ayrı bir eğlence vardı  hele ki biz orta okuldayken ramazan kışa denk gelirdi okul olurdu oruçlar okulda açılırdı o zaman o açtığın oruçta da tuttuğun oruçta ayrı bir tatlı olurdu.Okulda açılan oruçlar da en sevdiğim yan o paylaşımcılık ruhuydu eğer bir kişinin iki böreği var ise birini  arkadaşlarıyla paylaşırdı.Ramazandaki eğlenceler ayrı bir güzeldi belediyeler  hacivat ve karagöz gösterileri düzenler  ve daha bir çok gösteri olurdu.Teravih namazlarında camiler dolar taşardı ve her yerden çocuk sesleri gelirdi .Günümüzdeki hacı dayılar çocukları ses yapıyor diye kovalamaktan ortada ne çocuk  kaldı nede güzel teravih maceraları kaldı.Her çocuğun o teravih namazlarında sabırsızlıkla bekledikleri tek şey vardı.
Oda  allahümme salii alayı söylemekti onu ne  zaman en uzun söylersek o zaman namazın bittiğini anlardık.Teravihden yaşlı dayılar ile çıkılır  allah kabul etsin derdik ve daha sonra en zevkli oyun  olan saklambaç oynanırdı ve  geceye yakın eve  girilirdi. Bu yorgunluğun ardından   o sobanın dibine yanaşıp bir güzel şekilde uyunurdu .Gece sahura kaldıracaklar mı telaşı ayrı bir güzeldi o sahuru yapınca her çocuk gibi bende ayrı bir mutlu olurdu.Kısacası o eski ramazanlar her şeyiyle ayrı bir güzeldi  zamanın da kıymetini bilmedik haliyle bir pişmanlık var bu yüzden günümüz çocuklarına  diyorum ki bu ramazanın kıymetini bilin ve anlamını,değerini bilerek yaşayın.Bu günler asla ama  asla geri gelmez. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme