Bilgisayar Mühendisliğine Giriş Dersleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bilgisayar Mühendisliğine Giriş Dersleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2019 Perşembe

Veri Tabanı Obje Tanımları


Bir veri tabanına bağlandığınızda ona bir takım komutlar göndererek, oradan bilgi çekebilir, verileri işleyebilir, verileri işlemek için gerekli ortamı yaratabilirsiniz. Veri tabanı komutları iki sınıfta değerlendirilir. 

DDL : Data Definition Language. Data tanımlama dili.
DML : Data Manuplation Language. Data işleme komutları
DDL veri tabanında bilgileri saklamak için kullanılan ortamların yaratılması için gerekli komutlardır. Bunlar tablo, index, trigger, procedure ve diğer veri tabanı objelerini kontrol etmek için gerekli komutlardır. 

18 Ağustos 2019 Pazar

DHCP (Dynamic Host Configuration Protokol=Dinamik Bilgisayar Konfigurasyon Protokolü)


TCP/IP protokolünü kullanan aglarda ikisi gerekli olmak üzere bes adet parametre kullanilir.. Bunlar IP, Subnet Mask, Gateway, DNS ve WINS dir. Bunlardan IP ve Subnet'in degerinin mutlaka girilmesi gerekir. 
Ancak bir network üzerinde makine sayisinin artmasi sonucu bu degerlerin girilmesi hem zorlasir hemde hatali girilmesi sonucu makinelerin baglanti sorunlariyla karsilasiriz. Bu sorunu çözmek için olusturulan bir server üzerine DHPC (Dynamic Host Configuration Protokol=Dinamik Bilgisayar Konfigurasyon Protokolü) adi verilen bir servisin kurulmasi sonucu gerekli olan bütün konfigurasyon degerlerinin diger makinelere otomatik olarak baglanmasini saglamis oluruz. Bunun için networke bagli statik IP(Internete çikista kullanacagi legal IP degeri) ve gerekli degerleri dogru girilimis bir makine üzerine DHPC Prokolünü kurduktan sonra networkte bulunan diger client makineler IP degerleri bos birakilip bu degerleri DHPC üzerinden isterler. Client bu istegi verdikten sonra DHCP IP araligindan seçilen bir IP degeri belirli bir zaman araliginda bu clienta kiralar. Ve en son olarak client aldigi IP numarasini onayladiktan sonra o tarih araliginda client'a o IP atanir ve süre sonunda IP numarasi geri alinir.Ve ondan sonra istenirse tekrar bir IP verilir. DHPC server'in genel çalisma prensibi bu sekildedir. 

17 Ağustos 2019 Cumartesi

FTP Nesne Değişimi


FTP (File Transfer Protocol) Internet uzerindeki iki makine arasinda, isletim sistemi ve mimariden bagimsiz olarak dosya transferi saglar. A makinesinden B makinesine baglanilmakta; B'de server, sunucu ya da deamon programiyla, A'daki uygulama yada istemci (client) programi FTP protokolune gore konusmakta, A ile B arasinda dosya degisimi olmaktadir. Tabii ki bunun icin degisimi yapan kisinin A ve B makinalarinda hesabi olmasi gerekir. Unix ortaminda ftpd normal olarak /usr/etc/in.ftpd olarak vardir ve inetd denetiminde calismaktadir. Anon-ftp sunucu kurmak icin man ftpd'de belirtilenleri temel almak gerekir. Bu ise, ftp isimli bir kullanici hesabi acmak ve onun `home' dizinide anon-ftp'nin basladigi yerdir. O dizinde bin, etc gerekir. bin/ altinda ls ve etc/ altinda passwd ve group dosyalarinin olmasi gerekir. Bunlarin sadece root, ftp ve arsivi yoneten kisilere ait bilgileri icermelidir. Sifre alaninin sadece icermesinde yarar vardir. Sayet ls dinamik `lib'leri kullaniyorsa bazi .so'lari kopyalamak, /dev/zero'yu yaratmak gerekebilir.

16 Ağustos 2019 Cuma

TCP/IP Kullanilan Aglardaki Arayüz Kurulumu(Interface)


Bilgisayarlar arasinda kullanilan iletisim altyapisinin sabit olmasi ve daima ayni fiziksel alt yapinin kullanilmasi durumunda bilgisayar agi arayuzunun (interface) ag yazilimina tanitilmasina gerek kalmaksizin ag kurulusu yapilabilirdi. Ancak gunumuz bilgisayar aglarinda kullanilan fiziksel ag alt yapisi kullanim cesitliligine gore cok degisik ozelliklere sahiptirler. Bina iclerinde kurulu yerel aglar farkli bir fiziksel yapi kullanirken kitalar arasi ag baglantilari icin tamamen farkli bir yapi kullanilmaktadir. Tum bu cesitlilik sebebi ile iletisim agi yazilimina her arayuz ayri ayri tanitilmak ve karakteristiklerine gore konfigurasyonu yapilmak zorundadir. TCP/IP fiziksel alt yapidan tamamen bagimsiz bir sekilde dizayn edildigi icin, adresleme ag donanimi seviyesinde degil de ag yazilimi seviyesinde kontrol edilmektedir. Bu bolumde TCP/IP kullanilan aglardaki ara yuz kurulusunun nasil yapildigi standart UNIX komutu olan ifconfig komutu kullanilarak ve ornekler verilerek anlatilacaktir. 


- ifconfig komutu
ifconfig ag arayuzlerinin (bir bilgisayarin birden fazla ag arayuzu olabilir) kurulus ve kontrollerinde kullanilan bir komuttur. Her arayuze Internet adresinin, subnet maskesinin ve broadcast adresinin verilmesinde kullanilir. Bir ornek uzerinden inceleyecek olursak:
#   ifconfig  le0  144.122.199.20  netmask   255.255.255.0   broadcast 144.122.199.255
ifconfig komutu ile kullanilan temel argumanlar :
* arayuz: ifconfig komutu ile konfigure edecegimiz arayuzun adi. Yukaridaki ornekte Ethernet arayuzun ismi 'le0'.
* adres: Bu arayuze verilen Internet adresi. Bu adres noktali ondalik formda (dotted decimal form) veya bilgisayar adi olarak girilebilir. Ancak ad olarak girilmesi durumunda bilgisayar adina karsilik gelen Internet adresinin /etc/hosts dosyasinda bulunmasi gereklidir. Genelde ifconfig komutu DNS'den (DNS detaylarina ileride girilecektir) once calistirildigi icin ozellikle bu dosyada bulunmasi problemlerin onlenmesi acisindan onemlidir. Yukaridaki ornekte 144.122.199.20 bu arayuze verilen adrestir.
* netmask: mask Bu arayuzun subnet maskesi. Eger kullanilan ag daha kucuk captaki subnet lere bolunecekse bu alanda kullanilan degerler onem kazanir. Ornekteki adres icin 255.255.255.0 seklindeki subnet maskesi kullanilmis ve ag subnetlere bolunmustur. 
* broadcast address: Agin yayin adresi. Bu adres subnet yapisina bagli olarak belirlenir ve ayni ag uzerindeki her bilgisayarda ayni degerin kullanilmasi gerekmektedir. Ornegimizde bu adres 144.122.199.255 olarak belirlenmistir. Burada kullanilan tum adresler vs. o agin yoneticisince belirlenir ve bilgisayarlara verilir. Arayuzun ismi genelde sistemden sisteme degisebilecegi icin kurulus islemlerine baslamadan once sistem dokumanlarinin incelenmesinde buyuk yarar vardir. Ayrica simdi inceleyecegimiz netstat komutu ile hangi arayuzlerin, nasil konfigure edildikleri ile ilgili bilgi de edinilebilir. 
Arayuzler ve netstat komutu Iletisim protokolu olarak TCP/IP kullanilan sistemlerde bilgisayar agi arayuzlerinin hangilerinin varoldugunu anlamanin en kolay yollarindan birisi netstat komutunun kullanilmasidir. Ornegin bir sistem uzerindeki tum ag arayuzlerinin durumunu kontrol etmek icin su komut kullanilabilir:
% netstat -ain
-i opsiyonu, netstat'in konfigure edilmis ara yuzlerin durumunu gostermesini 
-a opsiyonu, tum arayuzlerin durumunu gostermesini
-n opsiyonu, gelen bilginin numerik olarak gosterilmesini saglar.
Gelen cevap :
Name Mtu Net/Dest Address Ipkts Ierrs Opkts Oerrs Collis Queue 
le0 1500 144.122.199.0 144.122.199.20 1547 1 1127 0 135 0 
lo0 1536 127.0.0.0 127.0.0.1 133 0 133 0 0 0
Name: Arayuzun ismi. Bu alanda eger (*) bulunursa bu o arayuzun o anda calismadigini gosterir.
Mtu: Maximum Transmission Unit. Bu arayuz uzerinden bolunmeden gonderilebilecek en uzun paketin boyu (byte olarak).
Net/Dest: Bu arayuzun ulasim sagladigi ag veya varis bilgisayari. Bu alan, varis bilgisayari adresini sadece PPP (point-to-point) tanimlamasi yapildiginda icerir. Diger zamanlarda bu alanda ag adresi bulunur. 
Address: Bu ara yuze verilmis olan Internet adresi.
Ipkts: Input Packets. Bu ara yuz uzerinden alinan paket sayisi.
Ierrs: Input Errors. Bu arayuz uzerinden alinan hatali paket sayisi.
Opkts: Output Packets. Bu ara yuz uzerinden yollanan paket sayisi.
Oerrs: Output Errors. Hataya yol acan paket sayisi.
Collis: Bu arayuz uzerinde tespit edilen carpisma sayisi. Ethernet disindaki arayuzlerde bu alan olmaz.
Queue: Bu arayuz uzerinde kuyrukta bekleyen paket sayisi. Normalde bu deger 0'dir.
Yukaridaki degerler bu sorgulamanin yapildigi istasyonun iki ag ara yuzune sahip oldugunu gostermektedir. 'lo0' arayuzu loopback arayuzu olup standart olarak her TCP/IP sisteminde bulunur ve normalde herhangi bir konfigurasyona da ihtiyac duymaz. 'le0' bir Ethernet arayuzudur. Bir makina uzerinde eger birden fazla Ethernet arayuzu varsa bunlar 'le0', 'le1' ... seklinde numaralanirlar. 
Arayuzun ifconfig komutu ile kontrolu 
Bir arayuzun konfigurasyonu 'ifconfig' komutu ile kontrol edilir.


% ifconfig le0
le0: flags=63 UP,BROADCAST,NOTRAILERS,RUNNING
inet 144.122.199.20 netmask ffffff00 broadcast 144.122.199.255
Gelen cevaptaki ilk satir arayuzun adini ve karakteristiklerini verir. Ornekteki arayuzun adi 'le0' dir. Arayuzun karakteristikleri:
UP: Arayuz kullanima hazir
BROADCAST: Bu arayuz broadcast'i destekliyor. (Zira arayuz bir Ethernet ortamina bagli)
NOTRAILERS: Arayuz 'trailer encapsulation' desteklemiyor (Ethernete has bir karakteristik). 
RUNNING: Arayuz su anda calisiyor.
Gelen cevaptaki ikinci satir direk olarak bu arayuzun TCP/IP konfigurasyonu ile ilgili bilgi verir. Bu arayuze Internet, maske ve yayin adreslerinin olarak ne verildigi buradan gorulmektedir. Bu adreslerde yapilmak istenen degisiklikler ve duzenlemeleri yine 'ifconfig' komutunu kullanarak gerceklestirmek mumkundur. Mesela yukaridaki ornekteki subnet maskesi ve yayin adresini asagidaki komutu kullanarak degistirebiliriz: 
#  ifconfig  le0  144.122.199.20  netmask  144.122.255.255   broadcast 255.255.0.0
Genelde 'netmask' degeri dogrudan komutun icinde belirtilir. Ancak eger istenirse bu degeri komutun gidip bir dosyadan almasi da mumkundur. Kullanilmasina karar verilen 'netmask' degeri /etc/networks dosyasina eklenirse 'ifconfig' komutu bu degeri o dosyadan alir. Ornegin ag yoneticisi asagidaki satiri /etc/networks dosyasina eklesin:
odtu-mask 255.255.255.0
Bundan sonra 'ifconfig' komutu kullanilirken:
# ifconfig le0 144.122.199.20 netmask odtu-mask
seklinde verilen komut netmask degerini /etc/networks dosyasindan alir. Yukaridakine benzer sekilde arayuzun Internet adresini de 'ifconfig' komutu ile degistirmek mumkundur. Ornek verecek olursak:
# ifconfig le0 144.122.199.50
komutu ile yukaridaki orneklerde adresi 144.122.199.20 olan bilgisayarin yeni adresi artik 144.122.199.50 olarak degismis oldu. Her seferinde numerik adres yazilmasi istenmiyorsa /etc/hosts dosyasinda bu Internet adresine karsilik gelen isim girilebilir. 144.122.199.50 icin /etc/hosts dosyasina eklenecek olan 
144.122.199.50     artemis.metu.edu.tr  artemis
satiri ile 144.122.199.50 adresine artemis.metu.edu.tr veya kisaca artemis adi verilmis olur. Bundan sonra konfigurasyon yaparken 
# ifconfig le0 artemis
olarak girilen komut bu Ethernet arayuzune 144.122.199.50 adresini /etc/hosts dosyasindan alarak verir.
Sistemin yeni acilisi esnasinda dogru adresin ve konfigurasyonun yuklenmesi icin yukarida acikladigimiz komutlar her seferinde girilmek durumundadir. Bu islemin otomatik yapilabilmesi icin 'ifconfig' komutu dogru parametreler ile sistem yukleme dosyasinda bulunmalidir. BSD UNIX sistemlerinde bu komut genelde /etc/rc.boot veya /etc/rc.local, System V UNIX sistemlerinde ise /etc/tcp veya /etc/init.d/tcp dosyalarina konulur. Boylece sistem her acilisinda 'ifconfig' komutunun ellle girilmesine gerek kalmaksizin uygun konfigurasyon otomatik gerceklestirilir.
Arayuzun kontrolune yonelik olarak 'ifconfig' komutu ile kullanilan baska parametreler de vardir. Arayuzun bir sure kapatilmasi ve acilmasi icin 'up' ve 'down' parametreleri kullanilir. Arayuz uzerinde yapilacak degisikliklerde (ornegin adres degisikligi) trafik akisinin durmasi icin arayuz once 'down' edilip ardindan 'up' duruma getirilir. 


Ornegin: 
# ifconfig le0 down
# ifconfig le0 144.122.199.100  up


komutlari ile Ethernet ara yuz once kapatildi sonra adres degisikligi yapilarak acildi.
Bu noktaya kadar verilen bilgiler ve ornekler ile TCP/IP protokolune sahip UNIX tabanli bilgisayar sistemimiz bir Ethernet agina baglandi ve ayni ag uzerinde yer alan diger bilgisayarlar ile iletisime gecti. 'ifconfig' komutunun daha baska ozellik ve yeteneklerinin olmasina karsin su asamada o detaylara girmiyoruz. Bu noktadan sonra yerel agimizin seri hatlar uzerinden uzak bir noktadaki baska bir aga yani Internet'e nasil baglanabilecegini anlatacagiz.
Seri hatlar uzerinde TCP/IP Konfigurasyonu
TCP/IP protokolu cok cesitli fiziksel ortamlarda calisabilmektedir. Yukaridaki bolumde Ethernet aglar uzerinde nasil konfigurasyon yapilacagi anlatildi, simdi ise uzak iletisim hatlari uzerinden baska bir ag ile baglantinin nasil yapilacagi anlatilacaktir. 
Seri arayuz bilgiyi tek bir hat uzerinden seri bitler olarak yollayan bir ortamdir. Her bilgisayar sisteminde en az bir veya iki seri arayuz cikisi bulunmaktadir. Bu cikis uzerinden iki nokta arasindaki iletisimi saglamak icin modem ya da benzeri bir aygit kullanilir. 
Gunumuzde iletisim teknolojilerinin cok hizlanmasi ve bunun yaninda fiyatlarin dusmesi ile beraber telefon hatlari uzerinden evlerden dahi ag baglantilari yapilabilir duruma gelmis ve TCP/IP icin standart genis alan baglantisi (WAN) protokolleri gelistirilmistir. Bu protokoller SLIP (Serial Line IP) ve PPP'dir (Point-to- Point Protocol).
SLIP, PPP protokolunden once ortaya cikan ve standart disi bir Internet protokoludur. Bunun yaninda PPP, SLIP'den sonra ortaya cikmistir ve Internet'in standart seri hat protokollerinden birisidir. SLIP onceden ortaya cikmasi ve pek cok UNIX sisteminin parcasi haline gelmesi sebebi ile cok yaygin olarak kullanilmaktadir.
Burada her iki protokolun bir UNIX ortaminda nasil konfigure edilecegi orneklerle anlatilacaktir. 
SLIP kurulusu
Aga bagli bilgisayarinizin SLIP amacli kullanim icin kurulusunun Ethernet kurulusundan pek bir farki yoktur. Ancak SLIP'e has bazi komutlari vardir, bunun yaninda PPP gibi standart olmayisindan dolayi bazi komutlar sistemden sisteme degisebilmektedir. En cok kullanilan komutlar: 'slattach' ve 'sliplogin' komutlaridir.
- slattach


Bu komutun kullanim ve ve fonksiyonu 'ifconfig' komutuna cok benzer. 
# slattach  /dev/tty001 144.122.199.200 144.122.199.201
Yukaridaki ornekte 144.122.199.200 Internet adresi /dev/tty0001 seri portuna verildi. 144.122.199.201 adresi ise seri hattin diger ucundaki bilgisayarin Internet adresidir.
Ornekten de goruldugu gibi 'slattach' komutu ile ag arayuzu standart ismi olan sl01 yerine /dev/tty001 seri port tanimlanir. Ancak 'netstat' komutu ile SLIP arayuzu kontrol edildiginde arayuzun ismi (sl01) ile ilgili bilgi verir. Bir arayuzden SLIP kullanimini kaldirmak icin ise genelde kullanilan komut 'sldetach' komutudur. 
# sldetach sl01
Yukaridaki komut ile bu arayuz artik normal terminal arayuzu olarak kullanilir (bu komutta ag arayuzu isminin kullanildigina dikkat edin).
Bazi UNIX sistemlerde SLIP baglantinin dial-up telefon hatlari uzerinden yapilabilecegi goz onunde tutularak 'slattch' komutuna gerekli eklenti yapilmistir. Ornegin IBM AIX sistemlerde :
# slattch /dev/tty1 '""ATZ OK \pATDT5551212 CONNECT""'
komutu ile karsidaki sistemin telefon numarasi cevrilip baglanti kurulmaktadir. Ancak slattach komutunda bu yetenege sahip olmayan sistemler dial-up turu baglantilarda 'cu' veya 'tip' gibi programlar ile once iki nokta arasindaki iletisim saglanmali sonra 'slattach' calistirilmalidir.
- sliplogin
'sliplogin' SUN sistemlerde kullanilan slipware yaziliminin SLIP baglantilari saglayan komutudur. Kullanimi 'slattach' komutuna benzer: 
# sliplogin 144.122.199.200 144.122.199.201 
Bu  ornekteki ilk adres bilgisayarimizin uzerindeki ara yuzun  adresi, ikinci  adres ise 
SLIP baglantinin yapildigi  bilgisayarin  adresidir. Yine  benzer  sekilde ara yuzun 
adi yerine seri  port  (/dev/ttyb)  bu komutta kullanilmistir. 
PPP kurulusu
Bir bilgisayarin seri hat uzerinden PPP protokolunu kullanarak ag baglantisini saglamak icin 'ppp' komutu kullanilir. Ornegin /dev/ttya seri portunu PPP olarak konfigure etmek icin 
# ppp 144.122.199.200 144.122.199.201 /dev/ttya &
komutunu    girmek   yeterlidir.   Boylece   komutun    calistirildigi bilgisayarin seri 
arayuzu 144.122.199.200 adresini ve karsi  taraftaki bilgisayarda  144.122.199.201  
adresini alir.  Ancak  PPP'nin  dinamik adresleme  yeteneginden  dolayi  karsi  tarafin  
adresini  vermek  bir zorunluluk degildir. Ornegin :
# ppp 144.122.199.200: /dev/ttya &
komutu ile PPP seri porta 144.122.199.200 adresini verir. Ancak  diger bilgisayarin 
Internet adresi baglanti kurulduktan sonra karsi taraftan ogrenilir.
Dial-up telefon hatlari uzerinden yapilan baglantilarda SLIP'de oldugu gibi 'cu' veya 
'tip'  gibi programlar ile ilk iletisim kurulur.

23 Temmuz 2019 Salı

Hacker`lar sistemlere nasıl girerler... ve yakalanırlar!


Sistemlere izinsiz girişler çeşitli yollarla gerçekleşebilir çünkü Internet`e bağlı olan sistemlerin hemen hemen her zaman güvenlik açıkları vardır. Firmalar, iç ağlarını korumak için güvenlik duvarları denilen yetkisiz kişilerin erişimini bloklayan güçlü savunma yazılımları kurarlar. Fakat, kararlı hacker`lar genelde güvenlik duvarını geçmek için yollar bulurlar. 

Abednego bir gün evinde bilgisayar başında otururken IRC`ye girmeye karar verir. Güçlü işletim sistemi Unix ile ilgili bir kanala girdikten sonra nete bağlı insanların birbirleriyle birlik olmalarını ve bilgi alışverişi yaptıklarını izler. Sahne Star Wars filmindeki bar sahnesine benzemektedir.

22 Temmuz 2019 Pazartesi

Hacker Terimleri


Sniffer:Bilgisayar ağlarında veri trafiğini kontrol altında bulundurun bir araçtır.Atak yapan
kişi gizlice veri akışını izler ve gerektiğinde bu paketleri handle edebilir.Bu sayede birçok
metin şifreler snifferı kullananın eline geçer.

Spam Tool:Bir kullanıcıya isteği olmadan gönderilen reklam veya diğer amaçları gerçekleş-
tirmek üzere geliştirilmiş kimden gönderildiği kullanıcı tarafından anlaşılamayan emaillar
yollayan bir program türüdür.

21 Temmuz 2019 Pazar

HACKER’LIĞIN KISA TARİHÇESİ


1969 Öncesi. Önce bir telefon şirketi vardı: Bell Telephone. Ve zamane hacker’ları. Tabii, 1878’de onlara hacker denmiyordu henüz. Telefon santrallerine operatör olarak alınmış, onun telefonunu buna, bununkini ona bağlayan şakacı birkaç genç delikanlı.
Artık telefon santrallerinde neden bayan operatörler tercih edildiğini anlıyorsunuz!
Şimdi, 1960’larda ortaya çıkan gerçek bilgisayar hacker’larına gelelim. ABD’nin dahiler çıkaran ünlü üniversitesi MIT’de (Massachusetts Institute of Technology) bilgisayarlar kullanılmaya başlandığında, bazı öğrenci ve asistanlar, bu makinelerin nasıl çalıştığını çok merak ettiler, bu yeni teknoloji hakkında ne varsa öğrenmeye çalıştılar. O günlerde bilgisayarlar, ısı kontrollü cam odalarda kilitli olan devasa makinalardı.

20 Temmuz 2019 Cumartesi

Hack Anatomisi


Giriş 
1. Bilgi Toplama
2. İşletim Sisteminin Belirlenmesi
3. Açıkların Aranması
4. Test Saldırısı Yapılması
5. Kullanılacak Araçlar
6. Saldırı Staratejisinin Belirlenmesi
7. İnceleme Aşaması
8. Sonuç


-----------------------------------------------------------------

Bu bölümde bir cracker’
ın planlı bir saldırıyı nasıl yaptığını adım adım inceleyeceğiz. Burada anlatılan işlemler bir saldırganın uzaktan bir sisteme nasıl saldırdığını anlatmaktadır.

19 Temmuz 2019 Cuma

DNS’ in Hiyerarşik Yapısı


DNS’ in Hiyerarşik Yapısı

DNS hiyerarşisinde kullanılan Domain isimleri birbirinden nokta ile ayrılarak yapılanırlar. Fully Qualified Domain Name (FQDN) tek olmalı ve Host’un ismini tam olarak ifade etmelidir. Örneğin ; mx.kabak.net
Aşağıdaki şekilde örnek bir domain hiyerarşisi gösterilmektedir.

18 Temmuz 2019 Perşembe

DELPHİDE SQL KULLANIMI


DELPHİDE SQL KULLANIMI

Database İlişkisi

ID AD MAAS } Kolon adı (field)
1 Kazım 10000 }
2 Metin 75000 } Kayıt (rows)
… …………….. ……….. }
Kolon Kolon Kolon

Table : Database'de saklanan kolonların birleşiminden oluşan kümedir. Table'ın data tipi yoktur.
Row : Tek kayıt demektir.
Column : Table'daki kolon adına ait kayıtlardır. Örneğin, 'AD' kolonu demek 'AD' kolonuna girilen verilerin tümüdür.
Field : Kolon başlıkları ile kayıt başlığı olanlardır.
Primary Key : Unique + not null (Tek olmalı ve boş geçilemez.)
Foreign Key : Primary key gibidir. Fakat null değerler alabilir.

17 Temmuz 2019 Çarşamba

DNS, DOMAIN NAME SYSTEM


DNS, DOMAIN NAME SYSTEM (domain isim sistemi)

DNS nedir?

DNS,Domain Name System’in kısaltılmış şeklidir. Türkçe karşılığı ise Alan İsimlendirme Sistemi olarak bilinir.
DNS, 256 karaktere kadar büyüyebilen host isimlerini IP’ye çevirmek için kullanılan bir sistemdir. Host ismi,tümüyle tanımlanmış isim (full qualified name) olarak da bilinir ve hem bilgisayarın ismini hem de bilgisayarın bulunduğu Internet domainini gösterir. Örneğin murat.anadolu.com.tr ismi. Bu isimde “anadolu.com.tr” ifadesi internet domainini, “murat” ifadesi ise bu domaindeki tek bir makineyi belirtir. DNS , verilen bir makina adının IP adresini çözerek makinaların Internet üzerinde host isimleri ile haberleşmelerine olanak tanır.

12 Temmuz 2019 Cuma

Api Nedir?(VB)


API Nedir?
 
İşletim sistemlerine duyulan ihtiyaçlardan biri standart olarak her program tarafından yapılması gereken şeyleri ortak bir çatı altında toplamak ve programları sistemde belirli kurallar altında çalışmasını sağlamaktır. İşletim sistemlerinin değerini anlamak için işletim sistemi olmayan bir bilgisayar düşünün.

Yaptığınız programları diske kaydetme ihtiyacınız var. İşletim sisteminiz yoksa programlarınızı diske yazacak ve okuyacak assembly kodları sizin yazmanız gerekecektir. Ve her program diske yazma ve okuma kodlarını içinde bulundurmak zorunda olacaktır. Ayrıca diske yazacağınız programı diskin neresine yazacaksınız. Tabi ki herkes kendi programının başa yazılmasını isteyecektir. Bu da diski paylaşım sorununu çıkaracaktır. Ayrıca yazıcı için de problem vardır. Her yazıcı aynı sistemle çalışmayacağı için programınızda yazdırma işlemleri de varsa belli başlı yazıcı tipleri için gerekli kodları yazmanız gerekecektir. Bu örnekler çoğaltılabilir.

23 Haziran 2019 Pazar

Web sitesi oluşturmak için en iyi 10 açık kaynak CMS

Web geliştiriciler için doğru içerik yönetim sistemini (CMS) seçmek, başta verimlilik ve arama motoru optimizasyonu olmak üzere, birçok açıdan önemlidir. Artık sitelerinizde kullanabileceğiniz açık kaynak kodlu birçok CMS mevcut. Her birinin sunduğu özellikler ve arayüzler birbirinden farklı. Bu listede bu sistemlerden 10 tanesini bulacaksınız.

21 Haziran 2019 Cuma

Açık Kaynak Kodlu Web Sistemleri

İnternet ortamında yayın yapan birçok internet sitesi dinamik içeriklerle kendi kendine içerik üretir. Site ziyaretçileri internet sayfasında paylaşım yaptıkça site içeriği değiştir ve daha fazla kullanıcı çeker. Bu tarz sitelerde haber yayınlamak, haber düzenlemek, anket oluşturmak ve daha birçok özellik çok kolay bir Şekilde hazırlanıp yayınlanabilir. İçerik yönetim sistemi olarak adlandırılan bu tarz scriptlerin internet üzerinden ücretsiz olarak indirilerek kullanılması sağlanır. Bu modül ile kendinize uygun içerik yönetim sistemi kodlarını indirip hazırladığınız bir sunucuda kurulumu gerçekleştirebilirsiniz. Sitenizin görünümünü saniyeler içerisinde değiştirip size en uygun tasarımı kullanabilirsiniz. Haber, anket, fotoğraf ekleyebilir ve düzenleyebilirsiniz. Forum sayfaları kurup ziyaretçilerinizin kendi bilgi ve becerilerini paylaşmasını sağlayabilirsiniz. Site üzerinden e-posta gönderip size gelen e-postaları okumak için internet sayfaları hazırlayabilirsiniz.Aşağıda  eğitim içeriği yer almaktadır.

20 Haziran 2019 Perşembe

Kendi İşini Kurma Rehberi

1- Neden bir iş kurmak istediğiniz konusunda açık olun

İş aramaktan yorulmuş olsanız bile yeni bir iş kurmak gözünüzü korkutabilir. İş hayatınızın kontrolünü elinize almak korkutucu gözükse bile hiçbir şey yapmamak daha kötüdür. Bununla birlikte elinizdeki seçenekler tükendiği için bir iş kurmanız pek de hoş olmaz. Eğer gerçekten içinizden geldiği şekilde kendi hayallerinizi gerçekleştirmek için bir iş kurun, işte o zaman kimse sizi tutamaz.

18 Haziran 2019 Salı

Bilgisayar Destekli Egitim

Bilgisayar Destekli Eğitim (BDE), öğretimsel içerik veya faaliyetlerin bilgisayar yoluyla aktarılmasıdır.
BDE,eğitimde bilgisayar kullanımı için kullanılan en eski kavramlardan biridir. Bu yüzden, farklı amaçlarla dahi olsa, eğitim ortamında bilgisayar kullanımı genellikle BDE olarak adlandırılır.

Bilgisayarın eğitim alanına verdiği destek değişik biçimlerde ifade edilebilmektedir.

17 Haziran 2019 Pazartesi

Bilgisayar Ana Birimleri


Bilgisayarların kendilerine verilen verileri işleyebilmeleri için iki şeye ihtiyaçları vardır:  Donanım ve yazılım. 
Donanım, bilgisayarın tüm fiziksel birimlerine verilen addır.  Yazılım ise, bilgisayarların görevlerini yerine getirebilmeleri için onlara verilen tüm bilgiler ve komut listeleridir. 

Bir sistem olarak Bilgisayar sistemi




















Girdi



Uygulama Programları




Çıktı




İşletim Sistemi








Donanım






Geri-Bildirim (Feedback)


Bilgisayarın gözle görülebilen ve dokunulabilen parçaları ‘donanımı’ oluşturur.  Bilgisayar donanımı genellikle üç bölümden oluşur: Giriş Birimi, Merkezi İşlem Birimi, Çıkış Birimi.

16 Haziran 2019 Pazar

Bilgisayarlar Nereden Nereye


Bilgisayar Nedir?
Bilgisayarın tanımı çeşitli şekillerde yapılabilir:
·         Bir veriyi giriş birimleri aracılığı ile alıp, üzerinde gerekli aritmetik ve mantık işlemlerini yaparak, sonucu çıkış birimleri üzerinde veren elektronik bir araçtır. 
·         Bilgisayar gerek sayısal gerekse alfabetik verileri işleyen elektronik bir aygıttır. 
·         Bilgisayar, verileri belirli bir program mantığı içinde okuyarak, onları kendi anlayabileceği bir dile çeviren ve sonuçları kullanıcıya sunan, ayrıca verileri saklayabilen ve belleğinde tutabilen elektronik bir araçtır.

Bilgisayarlar:
·       Kendilerine verilen verileri alır, verilen komutları izleyerek bu verileri bilgi oluşturacak şekilde işlerler. 
·       Çok miktardaki veriyi kısa sürede işleyebilir ve çok fazla miktarda bilgiyi unutmadan saklayabilirler.
·       Aritmetik ve mantık işlemlerini son derece hızlı yapabilirler.
·       İnsan tarafından yapılan iş ve işlemlerin yapılmasını kolaylaştırırlar ve yaptıkları işlemleri hızlı, güvenli ve hatasız yaparlar. 


Günümüzden yaklaşık 30 yıl kadar önce Dartmouth Kolejinde Dr. John Kemeny   “Gelecekte bilgisayar kullanmayı bilmek okuma ve yazmayı bilmek kadar önemli olacak” dediğinde hiç de haksız sayılmazdı.  O zamanlar böyle bir konuşmayı kimse önemsememişti. Bilgisayarı olan çok az kişi bulunmaktaydı.  Bilgisayarlar yalnızca, bilim adamları tarafından, devlet kuruluşları ve büyük şirketler gibi kapsamlı rapor ve hesaplama gerektiren geniş yapılanmalarda kullanılmaktaydı. 

Özellikle 1994’ten beri hızla yayılmakta olan bilgisayar kullanımı, artık isteyen her bireyin evinden dünyanın her yerindeki bilgiye kolayca ulaşabileceği bir konuma gelmiştir.  Günümüzde bilgisayarlar mektup yazma, hesaplamalar yapma, ilk ve orta öğrenimde öğrenme ve öğretmeyi destekleme, üniversitelerde araştırma yapma vb. gibi amaçlarla yaygın olarak kullanılmaktadır. 

Kısacası günümüzde bilgisayarın yaygın ve etkin bir şekilde kullanımı bilgisayar kullanımında bilgi ve beceri kazanmayı bireyler için bir zorunluluk haline getirmektedir.  Bu metinde ilk olarak bilgisayarların yapısı ve tarihçesi hakkında genel bilgiler verilecek, daha sonra da bilgisayarın birimleri ele alınacaktır. 


Veri, Bilgi ve Bilgi İşleme:
Zaman zaman birbirleriyle karıştırılan ve birbirlerinin yerine kullanılan bu kavramları şu şekilde tanımlayabiliriz:
Veri, bilgi üretmek amacı ile bilgisayar üzerinde işlemek üzere kullanılan rakamlar ve sözcüklerdir. 
Bilgi, verinin işlenerek kullanıcı tarafından kullanılabilir bir şekle getirilmiş halidir. 
Bilgi işlem, verinin bilgisayarda işlenerek bilgi üretilmesi işlemidir. 


BİLGİSAYARLAR NE YAPAR?
A- Bilgisayara veri girilir.
·         Veri metin olarak girilebilir (Klavye, fare, tarayıcı vb. gibi yollarla).
·         Daha önce girilip saklanmış olan veri diskten okunabilir. 
·         İnsan sesini algılayan ve bilgisayara girilmesini sağlayan bir modül kullanılabilir.
·         Telefon hattı ile numerik veri girilebilir.
·         Grafik tarayıcıları ya da video kamera ile resim girilebilir.
·         Filmler ekranda görüntülenebilir. 
B- Veriler bilgi üretmek üzere işlenir.
·         Bilgi düzenlenir ve işlenir.
C- Bilgi kullanıcıya sunulur.
·         Veriler çıktı olarak ekranda görüntülenir. 
·         Veriler çıktı olarak bir yazıcıdan alınabilir. 
·         Veriler bir çiziciden (plotter) grafik veya şekil olarak alınabilir. 

BİLGİSAYARLARIN SINIFLANDIRILMASI
Süper Bilgisayarlar (Supercomputers):
En büyük bilgisayarlara süper-bilgisayar adı verilmektedir.  Son derece geniş bilgi işleme ihtiyacını karşılamak için özel olarak üretilirler.  Super bilgisayarların bir çoğu devlet kuruluşları, araştırma enstitüleri ve bazı büyük şirketlerin elindedir. 


Ana Bilgisayarlar (Mainframe):
Bilgisayarların ikinci ve en uzun süredir kullanılan boyutu ana-bilgisayarlardır.   Ana bilgisayarlar 1970’lere kadar bilgisayar endüstrisinin temel ürünü olmuştur.  Ana bilgisayarlar aynı anda bir çok kişi tarafından kullanılabildiğinden, büyük şirketlerde gerekli olan çok kullanıcılı bilgisayar ortamının oluşmasına yardımcı olurlar. 

Mini Bilgisayarlar (Minicomputer):
Mini bilgisayarlar da ana bilgisayarlar gibi aynı anda bir çok kişi tarafından kullanılabilirler ancak diğerlerinden daha küçüktürler.  Aslında mini bilgisayarların gücü arttıkça değişik boyutlardaki bilgisayarlar arasındaki çizgi belirsizleşiyor.  1977 yılında Digital isimli şirket tarafından geliştirilen VAX bu tür bilgisayarlara örnektir. 

Mikro Bilgisayarlar (Microcomputer):
Mikro bilgisayarlar veya diğer adıyla kişisel bilgisayarlar her biçim ve her boyutta üretilmektedirler.  İlk kişisel bilgisayarlar 1977 yılında piyasaya sürüldü.  Bu şekilde çok geniş bir kullanım alanına sahip olan bilgisayarlar  (ticari, eğitim, araştırma vb. alanlarda) en son olarak İnternet teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak günlük yaşamımızda bilgiyi ayağımıza getiren bir konuma gelmiş bulunmaktadırlar.  Özellikle 1990’lı yıllardan sonra mikro bilgisayarlar boyut olarak daha küçük, daha hızlı ve daha güçlü olmaya başladılar. 

BİLGİSAYARLARIN GELİŞİMİ
Bilgisayarların gelişiminde ilk aşama hesap makinalarının geliştirilmesi olmuştur.  Sonrasında vakum tüplerinin geliştirilmesi, transistörün keşfi ve tümdevre teknolojisinin (slikon işlemci) geliştirilmesi bilgisayarlarda bugünkü teknolojilerin yaratılmasını sağlamıştır. 

Bilgisayarların gelişimi:
·         Mekanik Bilgisayarlar
·         Elektromekanik Bilgisayarlar
·         Elektronik Bilgisayarlar
·         Birinci Kuşak (1942—1956)
·         İkinci Kuşak (1956—1963)
·         Üçüncü Kuşak (1964—1971)
·         Dördüncü ve Beşinci Kuşak (1971— …)


Mekanik Bilgisayarlar:
Abaküs: M.Ö. 2600 yıllarında Çin’de geliştirilen “abaküs” hareketli parçalara sahip bilinen ilk hesap makinasıdır.  Arap sayılarının ve sıfır kavramının geliştirilmesi tarih öncelerine gider.  Abaküs halen dünyanın değişik bölgelerinde kullanılmaktadır.  Hesap makinaları, teknolojideki gelişmeler sonunda giderek karmaşık bir yapıya sahip olmuşlardır. 

Napier Çubukları:  Logaritmanın bulucularından biri olan matematikçi John Napier Edinburgh’un 1617 yılında logaritma çubukları çarpma işleminin yapılmasında kullanıldı.  Mühendislikte yaygın olarak kullanılmakta olan hesap cetvelleri temelde bu prensibi kullanır. 

Pascaline: Fransız filozof ve matematikçi olan Blaise Pascal tarihte hesap makinasının bulunuşunun mal edildiği kişi olarak bilinir.  Matematikçi Pascal vergi dairesinde çalışan babasına yardımcı olması için 1649 yılında Pascaline adı verilen ve toplama, çıkarma yapabilen bir makina tasarlamıştır.  Ancak bu makina pahalı olduğu için ticari açıdan başarılı olamamıştır.

Leibniz Hesap Makinası: Pascal’ın hesap makinaları üzerindeki çalışmalarını devam ettiren Leibniz 1671 yılında sayıları çarpabilen bir makina tasarlamıştır.  Ancak o zamanın mekanik teknolojisindeki  yetersizlikler yüzünden bu çalışmaları temel alan endüstriyel tasarımlar sonraki yüzyıla kadar geliştirilememiştir.

Elektrik Akımı ve Delgi Kartları: Elektrik akımının 1786 yılında Galvani tarafından bulunmasından sonra delgi kartları ile çalışan ilk dokuma tezgâhı yapılmıştır. 

Analitik Makina: İngiliz Charles Babbage logaritmik tabloları hesaplayıp basan bir hesap makinası fikrini ortaya atmıştır.  Babbage’nin bir projesi olan “Analitik Makina” çok haneli sayıları büyük doğrulukla çarpabilen ve bölebilen genel amaçlı bir hesaplama aygıtıydı.  Bu aygıtta sayılar delikli kartlardan okunacak ve sonuçlar sonraki hesaplamalar için başka bir kart grubuna yerleştirilecekti.  Babbage projesiyle ilgili gerekli desteği bulamayınca Analitik Makinayı tamamlayamadı.  Analitik Makina hiç tamamlanamadı ancak Babbage’nin tasarımı modern bilgisayarların ataları oldu. 

Ada Augusto Lovalace (İlk Bilgisayar Programcısı):  İngiliz şairi Lord Byron’un kızı olan Ada Lovelace analitik makinasının kullanımının sağlanan koşula göre farklı bir karttaki komut çizgisini gerçekleştiren kart sistemine dayalı olmasını savunmuştur.  Ayrıca Bernouli sayılarını hesaplayan bir program geliştirmiştir. 

Boolean Cebiri — Bilişim Teorisinin Temeli:  Boolean, sembolik mantık adı verilen bir fikir ile cümleleri sembollerle kısaltarak belirli doğruları matematiksel formüllerle ortaya çıkarabilen bir sistem geliştirmiştir.  Modern bilgisayarlar, Boole’un çalışmalarıyla sağlanmış olan ikili mantığı, yani mantıksal kararlar verirken ikili değerlerin kullanılması (değişkenler ikili değerlerden yalnızca biri olabilmekte, örneğin doğru/yanlış, evet/hayır ve açık/kapalı) yolunu kullanır.  Bu fikir günümüzde bilgisayarların hesapladığı enformasyon formlarının temelini oluşturmuştur. 

Daktilo: 1867 Yılında Christpher Sholes bilgisayar klavyesinin atası olan daktiloyu geliştirmiştir.

Elektromekanik Bilgisayarlar:
A.B.D.’de ilk nüfus sayımının 1880’de 7 yıl gibi uzun bir  sürede tamamlanmasının ardından dizgi kartlarının bu işte nasıl kullanılabileceği düşünülmüştür.  1890 Yılında yapılan nüfus sayımında Hollerith’in geliştirdiği delikli kart sistemi bu işte kullanılmaya başlanmıştır.  Bu sistemde iğneler deliklerden geçerken oluşan elektriksel akımla her delik için sayaç artmaktadır.  Bu çalışma sistemi ile 1890 nüfus sayımı öncekine göre daha kısa sürede tamamlanmıştır.  Hollerith’in sistemi başarılı olunca işini bir şirkete dönüştürmüştür.  Daha sonraları el değiştiren ve iki şirketle birleşen bu şirket (1924 yılında) isim değiştirerek IBM (International Business Machine) ismini almıştır. 


Elektronik Bilgisayarlar:
Bilgisayarların ve bilgisayar teknolojisinin İkinci Dünya Savaşında kullanıldığı yıllarda Howard Aiken adlı bir Harvard mühendisi 1944 yılında Mark I olarak ta bilinen “Harvard—IBM Otomatik Sıralı Hesap Makinası”nı geliştirdi.  Mark I donanma için topçu tabloları oluşturan bir elektronik hesap makinasıydı. 

Bazı bilgisayar tarihçileri tarafından ilk işlevsel elektronik bilgisayar olarak kabul edilen ENIAC (Electronic Numerical Integration and Computer) 1943-1946 yılları arasında Pennsylvania Üniversitesinden John Mauchly ve John Presper Eckert tarafından geliştirildi.  ABD ordusunun genel ihtiyaçlarını karşılamak üzere ordunun verdiği destekle Mauchly ve Eckert tarafından geliştirilen ENIAC’in 18.000 vakum tüpü vardı, 30 ton ağırlığındaydı ve Mark I’den 1000 kat daha hızlıydı.  Bu bilgisayar sadece balistik problemlerin çözümü için tasarlanmıştı. 

ENIAC’ı geliştiren ekip, ENIAC geliştirilirken fark edilen eksikliklerin ve sorunların çözüme kavuşturulduğu, depolanmış programları kullanabilen bir bilgisayar olan EDVAC (Electronic Discrete Variable Computer) üzerinde çalışmalara başladılar.  Ancak daha bu proje tamamlanamadan Cambridge Üniversitesinden Maurice Wilkes (EDVAC projesini ziyareti sırasında Mauchly ve Eckert’ten öğrendiklerinden yararlanarak) , 1949 yılında ilk depolanmış program bilgisayarı olan EDSAC (Electronic Delay Storage Automatic Calculator) isimli makinayı geliştirdi. 

Atom bombasını geliştiren ve “Manhattan Project” olarak bilinen ekibin üyelerinden birisi olan John von Neumann 1944 yılında ENIAC projesini ziyaret eder.   John von Neumann, ENIAC’ın tasarımcıları olan Mauchly ve Eckert ile yaptığı görüşmelerden sonra depolanmış program tekniğinin kuramını oluşturur ve bu konuda yazdığı makalesinde (First Draft of a Report on the EDVAC) sayısal bir bilgisayarın tasarımını anlatır.  

John von Neumann’ın tasarladığı ve bilgisayar tasarımını önemli ölçüde değiştiren bu bilgisayar beş temel kısımdan oluşmaktadır: 
·         Bilgileri bilgisayara girmek için klavye gibi bir girdi aygıtı
·         Programları ve veriyi tutacak bir bellek alanı
·         Hesaplamaları yapacak bir aritmetik birim
·         Program komutlarını ve veriyi bellek ile aritmetik birim arasında taşıyacak bir kontrol birimi
·         Yazıcı gibi bir çıktı aygıtı

Maurice ve Eckert 1951 yılında ABD Nüfüs Bürosu (Census Bureau) için UNIVAC isimli makinayı geliştirirler.  UNIVAC, bilgisayar alanında bir sonraki adım olan ticari bilgisayarların dönüm noktası olmuştur. 

Birinci Kuşak Bilgisayarlar (1942—1956)
1950’lerde yaratılan bilgisayarların yapılarındaki en önemli belirleyici özellik, aktif eleman olarak vakum tüplerinin kullanılmalarıydı.  Bu tüpler evlerde kullanılan ampullerin boyutlarındaydı ve çok fazla miktarda enerji ve ısı harcamaktaydılar.  Bu bilgisayarların diğer bir özelliği ise veri ve programları ana belleklerinde tutmaları idi (Örneğin: DEVAC, IBM 700 serisi gibi). 

İkinci Kuşak Bilgisayarlar (1956—1963)
Bu dönemin özelliği bilgisayarlarda transistörün kullanılmasıdır.  Bu bilgisayarlar ortalama 10000 transistörü kapsamaktaydı ve vakum tüplere göre daha ucuz, hızlı, küçük ve daha az enerji harcamaktaydılar. 

Üçüncü Kuşak Bilgisayarlar (1964—1971)
Slikon vadisinin doğuş yılları olan 1970’lerde en önemli atılım entegre (tümleşik) devrelerin geliştirilmesi idi.  Binlerce devrenin tek bir slikon yongaya sığdırılması bilgisayarların gücünün inanılmaz ölçüde artmasını sağlamıştı.  Bu bilgisayarların başlıca üstünlükleri, düşük maliyet, yüksek güvenirlilik, küçük boyutluk, düşük enerji ve hız sağlanması olmuştur. 

Dördüncü Kuşak Bilgisayarlar (1971— …)
Bu dönem, 1970’lerde mikroişlemcilerin ve daha sonraları mikrobilgisayarların geliştirilmeleri ile başlayan dönemdir.  Günümüzde işlem hızının artması ve daha karmaşık yazılımları destekleyecek belleğin geliştirilmesi ile beşinci kuşak tartışmaları başlamıştır.