9 Ocak 2019 Çarşamba

GERİ GELMEYEN BAYRAMLAR


Bugün sizlere çocukluğumuzun bayramlarını anlatacağım, büyük ihtimal ile de anlatırken duygulanacağım. Sonuçta bu bayramlar şimdiki bayramlara benzemez o  üç günün her günü ayrı bir bayram da bizim için ,şimdi ise bayramlar üç harften oluşmuş durumda tabi ki bu duruma gelmesi insanı üzüyor.Bu üç harften oluşan şeyi merak ediyorsunuzdur.Fazla merak ettirmeden söyleyeyim bu üç harf AVM dir. Aklınızdan geçtiğine eminim doğru  tahmin ettiniz.Arife gününde başlayıp  bayramın son gününe kadar geçen her çocuğun  bayramını sizlerle paylaşacağım.Arife günü   ölmüş ebenin dedenin sevindirildiği gündü mezarlara gidilirdi dualar edilirdi, bu dualarda hep onların iyiliği istenirdi.
Dualarımız o zamanlar saf ve temizdi.Daha sonra  ölmüş akrabalarımızın suya  ihtiyacı varmış gibi şişeler ile su  taşınırdı.Su taşıdığımız zamanlar acayip şekilde bu durumdan hoşnut ve mutlu olurduk.Bolca çiçeği ,ağaçları ve  gördüğümüz her şeyi sulardık.Bayramın birinci  günü gelip çattığında ilk yapılan şey babalar ile kalkıp bayram namazına gitmekti elimizden geldiğince abdest alıp namazımızı kılmaya çalışırdık.O zamanlar kaldığımız en büyük kararsızlık  bayram namazına gitmeden mi   bayram kıyafetlerimizi giysek , yoksa bayram namazından geldikten sonramı kıyafetlerimizi giysek kararsızlığıydı. Bayram namazını gidilir.Hocanın bayram namazını anlatışı  pür dikkat dinlenirdi.O namazı doğru kılmak için bütün amcalara bakılır ve onlar taklit edilirdi.Bayram namazı dönüşünde  ilk olarak babanın eli öpülür  paralar alınırdı.Eve gelindiğinde en büyük sevindiren şey sabahın erken saatinde ailenin hepsinin kalkmış olması ve  hep beraber yapılacak olan muazzam kahvaltıdır.
O muazzam kahvaltının hiç bir zaman tadı damağımdan eksilmez.Kahvaltının ardından  gezmeye çıkmak için ailecek hazırlığın yapılmasıdır.Aileyle beraber akrabalar gezilir her öpülen ebeden dededen haşlık alınınca ayrı bir  sevinç kaplar içimizi, misafirlikteki çocuklar ile  şeker toplanmaya çıkılırdı.Şeker ayrı bir sevilirdi nede olsa bayramın ismi çocukken şeker bayramıydı. Kapı kapı gezilir şekerler toplanırdı bide o şekerler poşetlere biriktirilirdi   çocuklar arasında daima  rekabet ortamı vardı , bu rekabet çok tatlı bir rekabetti.

Bu rekabetin ismi tabiki de şeker rekabetiydi.En son sıkılıp geri evin yolu tutulurdu.Evde  varınca rekabet ortamı daha da güzel bir şekilde kızışırdı.Bütün şekerler tek tek sayılır kimin şekeri daha fazla ise o diğerlerine hava atmaktaydı.Gidilen yerlerde muhteşem üçlü bulunmaktaydı.Bu muhteşem üçlü asla ama asla vazgeçilmez bir üçlüydü.Bunlar tabi ki hepinizin bildiği gibi  vişne hoşafı,sarma ve baklava böyle üçlüyü başka zaman pek görmezdiniz.Bol bol  ve her yerde aynı üçlü yenilirdi.Gecenin sonunda mide spazmından ölçek duruma gelirdiniz.Tabi ki bir şeyin daha dozajı aşılırdı.İsmini bayramın ismi yaptığımız şekerdi.
Bu üç gün bu şekilde sürüp giderdi.Her gidişinde ayrı bir hüzün kaplardı insanın içini ,ayrı bir özlem olurdu bir dahaki bayrama.Bir dahaki bayramda  bir sene daha büyüyecek olmanın hüznü kaplardı.Her senenin de ayrı bir güzelliği ve her senin ayrı  bir kıyafeti vardı.İşte bu bayram böyle bir bayramdı , bu bayramın ismi şeker bayramıydı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder