20 Ocak 2019 Pazar

SAĞLIĞIN ÖNEMİNİ BİLMEYENLER


Günümüzde çok sorulan sorulardan biridir, sağlık mı? para mı? diye. Sizce hangisi peki? Bence tabiki de sağlık. Paran olsa da sağlığın olmadıktan sonra bir hiçtir bütün paran. Belki tüm servetini döksen de iyileşemezsin sadece paran olmasıyla kalır. O yüzden önce sağlık. Sağlığın varsa zengin olma ihtimalin vardır ancak paran varsa sağlığın olma ihtimali çok düşük olabilir. Madem en büyük servetimiz sağlığımız diyorsak onu korumamız gerekmez mi? Elbette gerekir gözümüz gibi bakmamız gerekir hem de elden avuçtan gitmeden kıymetini bilmeliyiz. Nasıl kıymet bilmeliyiz peki. Öncelikle sağlıklı beslenmeliyiz. Yememeliyiz öyle aburları cuburları.
Gücümüz yettiğince etimizde olmalı soframızda sütümüzde. Önceliğimiz kıyafetten yada kullanacağımıza yemeğimizden yana kullanmalıyız. Sağlıklı olacağız diye de çok çok değil azar azar ama herşey den yemeliyiz. Önce boğazımıza dikkat etmeliyiz. Yumurtamızı, etimizi, sütümüzü, balımızı, pekmezimizi eksik etmemeliyiz. Sevmiyor isek de dişimizi sıkıp yemeliyiz. Belki zamanla sevebiliriz. Ben ki yumurtayı ağzına sürmeyen sabah yerken ayıptır söylemesi midesi bulanan bir insandım.Lakin gittiğim bir ortamda yumurtaya mecbur kalınca paşa paşa yedim diyebilirim. Öyle öyle derken bir bakmıştım ki artık çok rahat bir şekilde yiyebiliyorum. O yüzden bazı yiyecekler konusunda var olan önyargılarınızı kırmaya çalışın bir bakmışsınız gayet rahat bir şekilde yer olabilirsiniz.    
Tabi sadece bir şey yapmak yeterli değildir her zaman onu destekleyici davranmak tam hedefe ulaştırır diyebiliriz. Aslında yapılan her çabayı bir halka olarak düşünürsek her halkada zincir kuvvetlenecektir. Sağlıklı beslenmenin ardından mevsimine göre giyinmek oldukça önemlidir. Kışın kalın giyinmek yazın ise ona göre giyinmek ayrı bir halkayı oluşturmaktadır. Ve diğer bir halka ise spordur. Yani hareket. Vücudu zinde tutar, vücudun çalışmasını sağlar. Spor ile iç organlarımız daha fazla temiz hava alır daha fazla sağlığa doyar. Atalarımızın da dediği gibi işleyen demir pas tutmaz. Günümüz iş şartlarında çoğu masa başı olduğu için küçük çaplıda olsa sporu, hareketi hayatımızdan eksik etmemeliyiz.
Hatta baş köşeye koymalı ve bu şekilde alışkanlık kazanmalıyız. Hem genç yaşımızda hem yaşlılık zamanımız da bize dinçlik sağlayacaktır. Vücudunuza genç iken ne kadar iyi bakarsanız yaşlanınca da vücudunuz size bakar. Diğer önemli bir halka ise su. Evet su içmenin anlatılamayacağı kadar çok yararı vardır. Başlı başına sağlık kaynağı diyebilirim. Yada gençlik ve güzellik iksiri desem yeridir. Ancak bol bol içmek gerekir. Hem vücudu gençleştirir hem hücrelerimizi yeniler. Hele birde kilo sorunumuz var ise metabolizmamızı hızlandırır yağ yakımına ve kilo vermemize yardımcı olur. Günde ortalama 2,5- 3 litre su içerek mucizeye tanıklık edebilirsiniz sizde. Metabolizması yavaş çalışan biri olarak suyun mucizesine tanıklık ettiğimi söyleyebiliri. Ne kadar çok içersem o kadar fayda sağlamakta.
Ancak günlük belirtilen miktardan çok fazlası da böbrekleri yormaktadır. Kaş yapıyım derken göz çıkarmayın bu konuda da dikkatli olunmalı. Diğer bir halka ise çoğumuzun ihmal ettiğini düşündüğüm kontroller. Sanki doktora hasta olmadan gidilmez gibi bir düşünce hakim ancak bu oldukça yanlış bir düşünce. Her bir senede bir hasta olunmasa bile genel bir muayene için doktora gidilmeli. Birçok hastalık için hayat kurtarmaktadır. Bazı hastalıkların kontrollerini rutin olarak evde kendimiz yapmalıyız. Vücudumuzu çok iyi tanımalı ve en ufak değişiklikleri gözlemleyebilmeliyiz. Vücudumuzun bize verilen bir emanet olduğunu ve onu korumamız gerektiğini asla unutmamalıyız. Gerekli kontrolleri zamanında yapmalıyız. Herkes kaliteli bir yaşamı hak etmektedir. Ancak bunun için gerekli tedbirleri almayı ihmal etmemeli.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme